Ortadoğu Gazetesi

BIST
96,961
%0,08
USD
5,7974
%-0,04
EUR
6,5269
%-0,02
Altın
237,6620
%-0,11

Uçan üniversite

SÜLEYMAN DOĞAN / 2019-02-07 08:25:51

 

AKIL Fikir Yayınevi’nin neşrettiği “Uçan Üniversite”, Ümit Şimşek tarafından kaleme alınan kitap, Polonya’da sömürgeci ordularını bilim ve sanatla tarihe gömen bir milletin akıllara durgunluk veren sivil direnişinin hikayesini konu ediyor. Ümit Şimşek: “Bir kitap okurken Nobel ödülü alan Marie Curie’nin hayatından bir iki satırlık bir yer dikkatimi çekti. Sonra derinlemesine inceledim, oradan böyle bir kitap çıktı.” Prusya (eski Almanya) daha sonra Naziler ve Sovyetler Birliği (Rusya Federasyonu) tarafından kurtlar sofrasında paylaşılmak istenen Polonyalılar kendilerini tarih sahnesinden bütünüyle silmeye azmetmiş düşmanlarını peş peşe tarihe gömmüş bir millet olarak “Uçan Üniversite” böyle bir destanın kısa bir öyküsüdür. Kitabı okuyunca Sovyetler Birliği zamanında Özbekistan’da; Özbek, Tacik ve Ahıska Türklerinin 40 binden fazla Fergana Vadisindeki gizli Kur’an okuyan ve okutulan yerlerin de “Uçan Üniversite” hikayesini benzer bir azmi hatırlattı. Uçan Üniversite kitabı geçmişimi anlatmakla kalmıyor geleceğe de ayna tutuyor.

Kız çocuklarının zaferi!

Kız çocuklarının eğitim görmeleri tarih boyunca sürekli engellenmiştir. Bunun en somut örneklerine Batı toplulukların da rastlanıyoruz. Avrupa’da asırlar önce kız çocukları okutulmadığı için Nawojka isimli Polonyalı genç bir kız, erkek kılığına girerek Krakow Üniversitesi’ne kayıt yaptırmış ve bir gün tesadüfen bu durumu ortaya çıkınca halk tarafından ‘cadı’ diye nehirde boğulmak istenmiştir. İşte Uçan Üniversite, 1860’lı yıllarda Polonyalı Dawidowa isimli genç bir kadının öncülüğünde yükseköğrenim görmek için can atan kızların ihtiyaçlarını karşılamak için kurulan bir yeraltı akademisi gibidir. Polonya’yı işgal eden Rus ve Almanların Polonya kültürünü tümüyle tarihten silme çabalarına karşı Polonyalıların toplumsal bir şuur halinde yazdıkları destan oldu. 

Uçan Üniversite’nin kampusu, arsası ve binası yoktu. Rus polisine yakalanmamak için bir evden diğerine sürekli hareketlilik olduğu için Uçan Üniversite ismiyle anılmıştı. Uçan Üniversite’nin kursları matematikten tarıma, felsefeden edebiyata kadar çok geniş bir yelpazede seyrediyor, bunlardan her biri için haftada iki saat ders düzenleniyordu. Sınıfların toplandığı evlerden bazıları sadece sınıf değil, aynı zamanda laboratuvar hizmeti de görüyordu. Durumu müsait olan öğrencilerden cüzi bir ücret alınıyor, öğretmenlere de sembolik bir para veriliyordu. 6 yıl süren bu eğitimden sonra öğrencilere de diploma alıyordu. Yasal üniversitelerden farklı olarak burada öğrenciler öğretmenden az şeyler bekleyerek daha çok kendi kendine çalışmalara yöneliyordu. Bunun sonucu olarak da ansiklopedik ders kitapları modeli ortaya çıktı.

Nobel ödüllü Marie

Curie! Uçan Üniversite’de okuyanlar matematiğin, fiziğin, biyolojinin, tarihin, felsefenin, edebiyatın, müziğin en ince ayrıntılarıyla yıllarca boğuştular. Birkaç satırlık bilgi için evden eve dolaştılar. İlim öğrenirken suçüstü yakalanmanın işkence, hapis veya Sibirya’ya sürgün edilme gibi bedelleri vardı. Polonyalı kadınlar bunu göze aldı ve 30-40 sene öncesine kadar Polonya diye bir ülke ortada yok iken bugün gelişmiş bir ülke ortaya çıktı. Uçan Üniversite’nin ne kadar faydalı olduğunu anlamak için mezunlarına bakmak yeterliydi. Dünyada Nobel Ödülü alan ilk bayan olma özelliğini taşıyan Marie Curie hem de 1903 ve 1911 yıllarında iki kez Nobel Ödülü alarak büyük bir başarıya imza atmıştı. Uçan Üniversite sadece kadınlara değil erkeklere de hizmet etti. Papa 2. John Paul da Uçan Üniversite’de okumuş ve mezun olanlardan biriydi.

Kalemle silaha kafa tutuşun öyküsü...

Polonyalılar, yüzyılı biraz aşan bir zaman içinde en az dört ayrı sömürgeci güç karşısında mücadele verdiler. Kitapta sömürgeci güçlere karşı yeraltında sürdürülen eğitim faaliyetleri anlatılıyor. Uçak Üniversite kitabını yazarı Ümit Şimşek’i tebrik ediyorum. Açık, anlaşılır, sürükleyici ve güzel bir üslupla kaleme alınan kitabı şu önemli cümlelerle sonlandırıyorum; “Bağımsızlık mücadelesi denince, akla savaş meydanları gelir. Hemen her milletin tarihinde kanla yazılmış bağımsızlık destanları vardır. İlim, irfan, kültür ve sanat alanında bir bağımsızlık mücadelesini topyekûn bir şekilde ve uzun bir süre omuzlayan Polonyalılar tarihin bu pek seyrek başarılarından birine imza atmış bir millet olarak bugün de ayakta duruyor.”




 



Diğer Makaleleri

- Oyunla öğrenmenin başarıya etkisi! / Tarih : 2019-04-03 10:23:42
- Bal Yapan Kelebekler / Tarih : 2019-03-28 09:25:40
- Devlet piramit mi, daire mi? / Tarih : 2019-03-20 13:52:21
- Geometrik devlet yönetimi / Tarih : 2019-03-06 09:52:22
- Aksaray Dağarcığı / Tarih : 2019-02-27 07:44:54
- Bir Neslin Öncüleri / Tarih : 2019-02-20 10:47:59
- Prof. Dr. Mustafa Öz’ün ardından / Tarih : 2019-02-13 08:25:34
- Araştırma üniversitesi olmak! / Tarih : 2019-01-30 09:09:27
- Tatilde çocuklar neyi-nasıl yapmalı? / Tarih : 2019-01-23 10:06:46
- Almanya’da Müslüman buluşması! / Tarih : 2019-01-16 10:12:19
- Doğu Türkistan’da zulüm! / Tarih : 2019-01-09 10:31:05
- Medya empoze ediyor! / Tarih : 2019-01-02 10:02:15
- Eğitimde paradigma değişimi! / Tarih : 2018-12-26 13:26:05
- Mümtaz Turhan’ı anmak ve anlamak! / Tarih : 2018-12-19 09:16:19
- Akademisyenlerin sorunları / Tarih : 2018-12-12 11:00:05
- Medya şiddeti özendiriyor mu? / Tarih : 2018-12-05 12:19:02
- YÖK kaldırılmamalı! / Tarih : 2018-11-29 09:37:15
- YÖK kapatılıyor mu? / Tarih : 2018-11-21 09:51:17
- 2023 EĞİTİM VİZYONU / Tarih : 2018-11-15 09:53:47

Diğer SÜLEYMAN DOĞAN Makaleleri :